Hidrojenden Elde Edilen Yakıtla Temiz Ve Ucuz Ulaşım Çok Yakında

August 17, 2017

Otomotiv endüstrisinde zaman içinde fosil yakıtların yerini alması için geliştirilen hibrit ve elektrikli araçlar konusundaki çalışmalar yoğun olarak sürerken, bunlara önemli alternatiflerden biri de yakıt hücresi teknolojisi olmasına kesin gözüyle bakılıyor. İlk kez 2009 yılında geliştirilmeye başlanan hidrojen yakıt hücreli araçlar ile ilgili araştırmalar bütün hızıyla devam ediyor ve birçok ülke 2020’li yıllardan itibaren bu teknolojiye sahip araçların ulaşım başta olmak üzere her alanda kullanmaya başlamak için alt yapılarını da oluşturuyorlar.

 

Geleceğin teknolojisi olarak görülen ve fosil yakıtların yerini alacak teknolojilerden biri olması beklenen yakıt hücresi teknolojisi, hidrojen kaynağından elektrik üretimini gerçekleştiriyor. Genel olarak doğalgazdan üretilen hidrojen, ayrıca CO2 salınım oranı az olan rüzgar, çöp, kanalizasyon çamuru ve sudan da üretilebiliyor. Toyota, sadece su buharı salımı yapan yakıt hücresi teknolojisine sahip araçları ile temiz ve sürdürebilir çevreci otomobiller üretme konusundaki öncü rolünü de devam ettiriyor. Geleceğin enerji kaynakları arasında gösterilen hidrojeni yakıt olarak kullanan bu araçlar “0” CO2 salımı ile dikkat çekerken, konforu, sürüş keyfi, 3 ila 5 dakika arasında doldurabilen deposu ile birlikte geleneksel motorların ulaştığı menzil ve hızı da sunuyor.

 

Otomobillerde petrol ve petrol türevlerine dayalı yakıtlı araç teknolojilerinin yanında, devrim niteliğindeki ilk seri üretim hibrit otomobilini 1997 yılında piyasaya çıkaran Toyota, 2014 yılından itibaren de başta Japonya olmak üzere hidrojen yakıtlı Mirai’yi de sunarak bir ilki gerçekleştirmişti. Toyota, Mirai’nin ardından, Japonya’daki fabrikasında yakıt hücreli forkliftlerle emisyon oranlarını düşürmüş, Hino ile birlikte de otobüs üretimini gerçekleştirmişti. Toyota son olarak da Yakıt Hücreli Kamyon ve Yakıt Hücresiyle çalışan jeneratörlerini tanıttı.

 

Mirai’nin 2015 yılında Alman “Germany’s Center of Automotive Management” kurumu tarafından otomotiv endüstrisinde son 10 yılda 100 çığır açan otomotiv inovasyonu değerlendirilmesinde ilk sırayı alması da yakıt hücresi teknolojisinin önemini ve büyük ilgi ile karşılandığını gözler önüne seriyor.

 

 

 

3 Kat Daha Verimli Motorlar

Halen Japonya, ABD, İngiltere, Danimarka, Almanya, Belçika ve Norveç’te satışta bulunan hidrojen yakıt hücreli araçların öncüsü Mirai’nin yakın gelecekte Avrupa’nın diğer ülkelerinde de satışa sunulması bekleniyor. Mirai’nin 2017’de 3 bin adet satış hedefi bulunuyor. Toyota, 2020’de bu rakamın yıllık 30 bin olacağını tahmin ediyor. Norveç 2025 yılına kadar 50 bin yakıt hücreli otomobil satmayı planlıyor.

 

Çevreci özellikleri ve sürüş keyifleriyle dikkat çeken hidrojen yakıt hücreli otomobillerin güç üniteleri de yüksek enerji verimlilik sunuyor. İçten yanmalı motorlarda verimlilik yüzde 20 civarında gerçekleşirken, hidrojen yakıt hücreli araçlarda yüzde 40-60 arasında verimlilik elde ediliyor. Bunun yanında ayrıca Toyota Mobilite Vakfı, CO2 salımı olmayan hidrojen teknolojilerine, hidrojen maliyetini azaltan ve 2030’da pratik sonuçlar doğurma potansiyeli olan sistemlerin geliştirilmesine de destek veriyor.

 

Dolum İstasyonlarının Sayısı Artıyor

Hidrojen dolum istasyonlarının kurulmasının maliyeti büyüklüğü ve konumuna göre 300 bin - 2 milyon Euro arasında değişiyor. Her geçen gün artan yakıt istasyonlarının sayısı ile birlikte kurulum maliyetleri de her geçen gün aşağıya doğru bir seyir izliyor. Tüm dünyada 2016’da açılan 92 istasyonla birlikte toplam dolum istasyonu sayısı 274 adete ulaşmış durumda. Bu istasyonların 68’i Batı Avrupa’da bulunuyor. Almanya’da 2020’de 100, Kore’de 160, İngiltere’de 65 yakıt hücresi dolum istasyonu kurulması planlanıyor. Ayrıca, 2020 yılına kadar Norveç'te 20 kamu hidrojen istasyonları açılması da planlanıyor.

 

Çevreci ve sürdürülebilir ulaşım için vizyonunu geliştirdiği yeni teknolojiler ile ortaya koyan Toyota, enerji devriminde “öncü” rolünü devam etme kararlılığını da gösteriyor.

Türkiye’de satılan her iki Toyota C-HR’dan biri hibrit oldu…

August 09, 2017

TOYOTA C-HR HYBRID SATIŞLARI TAM GAZ SÜRÜYOR

 

Türkiye’de üretilmeye başlandığı 2016 yılının kasım ayından bu yana, tüm dünyada ilgi odağı olmayı başaran Toyota C-HR’ın hibrit versiyonunun satış başarısı da katlanarak sürüyor. Türkiye’de de yoğun ilgi ile karşılanan Toyota C-HR Hybrid, 2017 yılının Ocak-Temmuz döneminde toplam C-HR satışlarının yüzde 48,5’ini oluşturdu. Yalnızca temmuz ayında Türkiye’de satılan Toyota C-HR Hybrid’in toplam satışlarındaki payı ise yüzde 72’ye ulaştı. Bu oran Avrupa pazarında ise yılın ilk 6 ayında yüzde 80 olarak gerçekleşti.

 

Türkiye’de üretilen ilk SUV ve ilk hibrit otomobil özelliğini de taşıyan Toyota C-HR, tüm Avrupa’da bugüne kadar 67 bin 958 adet satılırken, bunun 59 bin 088 adeti ile yüzde 86’sı hibrit versiyon oldu.

 

Türkiye’de En Çok Satılan Hibrit “Toyota C-HR”

Toyota’nın en dinamik ve en çekici modellerinden biri olan C-HR Türkiye’de yılın ilk 7 ayında toplam 3 bin 448 adet satılırken, hibrit versiyonun satış rakamı 1.671 olarak gerçekleşti. Türkiye’de yılın ilk yarısında en fazla satılan hibrit otomobil olan Toyota C-HR Hybrid, hibrit otomobil satışları içinde de yüzde 83 pazar payına ulaştı.

 

Dünyada hibrit teknolojisinin öncüsü olan ve Türk halkını da ilk kez hibrit teknolojisiyle buluşturan Toyota’nın yıl sonuna kadar satışını planladığı 5 bin adetlik hibrit otomobil satışında önemli bir payı üstlenecek olan Toyota C-HR Hybrid, ÖTV teşviği ile şimdi çok daha ulaşılabilir bir fiyatla sunuluyor. 

 

1,8 lt motor hacmine sahip olan Toyota C-HR Hybrid, teknolojisi, donanım özellikleri, konforu, yakıt tasarrufu ve sürüş dinamikleriyle segmentinde bir adım öne çıkarken, 86 gr/km olarak gerçekleşen CO2 salım oranı da  segmentindeki benzinli ve dizel araçlardaki oranların çok altında kalıyor. Çevre dostu kimliği ile dikkat çeken C-HR’de elektrikli ve benzinli motorların birlikte uyum içinde çalışmasıyla yakıt tüketimi de 100 km’de 3,8 litreye iniyor.

Yeni Jeep Compass Sonbaharda Türkiye’de!

March 19, 2017

Yeni Jeep Compass Sonbaharda Türkiye’de!

 

Sınıfının en gelişmiş 4x4 sistemlerine sahip, en yetenekli kompakt SUV modeli olarak dikkat çekecek Jeep Compass’ın Avrupa lansmanı, Cenevre Otomobil Fuarı’nda yapıldı.  2017 yılının sonbahar aylarından itibaren ülkemiz yollarına çıkmaya başlayacak olan yeni Jeep Compass, yakıt verimliliğine sahip güçlü motorlar, geleneklerine bağlı Premium Jeep tasarımı, on-road sürüş dinamikleri ve yenilikçi güvenlik teknolojilerini bünyesinde barındırıyor ve markanın küresel pazarlarda daha geniş kitlelere ulaşma stratejisini destekliyor.

 

Dünyanın farklı noktalarındaki müşterilerin ortak beğenisi için geliştirilip üretilen yeni Jeep Compass’ın Avrupa tanıtımı, Cenevre Otomobil Fuarı kapsamında gerçekleştirildi. Kompakt SUV segmentinin çıtasını yükseltme hedefiyle pazarda yerini alacak olan ve tamamen yenilenen Jeep Compass, sonbahar aylarında Türkiye’de satışa sunulacak.

 

Geleneksel premium Jeep tasarımı ve açık hava keyfi

 

Yeni Jeep Compass zarif ve güçlü tasarım hatlarıyla dikkat çekiyor. Otomobilin yeni ve geniş gövde tasarımı, camdan tekerleğe kadar olan mükemmel orantısıyla ilk bakışta heyecan uyandırıyor. Compass’ta efsanevi yedi dikey kanallı Jeep ızgarası, petek dokunun dışındaki bölümleri parlak siyah yüzeylerle yeniden yorumlayarak modernize edildi. Ön farların etrafını çevreleyen siyah kontür araca daha dinamik bir görünüm kazandırırken, aynı zamanda yeni Jeep Compass’a daha kişilikli ve özgün bir görünüm sağlıyor. Arkaya doğru eğimli tavan çizgisi, şişkin çamurluklar ve belirgin omuz çizgisiyle yeni Jeep Compass son derece çekici ve dinamik bir profil sergiliyor. Parlak siyah tavan kompakt SUV segmentinde benzersiz ve premium bir görünümü beraberinde getiriyor. Çift parça açılabilir cam tavan mümkün olan en geniş açılma alanını sağlarken Jeep sürücüsü ve beraberindeki yolcularını açık hava özgürlüğü ile adeta şımartıyor.

 

Yeni Jeep Compass arka tasarımla da çekici bir görünüm sunuyor. Arka tasarımı LED teknolojisine sahip stop lambaları domine ediyor. Bagaj kapağına kadar uzanan iki parçalı stop tasarımı yeni Jeep Compass’ın genişlik algısını arttırıyor.

 

Üstün özelliklere ve teknolojilere sahip premium iç mekân

 

Yeni Jeep Compass, sürücü ve beraberindeki yolcularını malzeme kalite yüksek ve üstün teknik detaylarla bezenmiş iç mekânıyla karşılıyor. Trapez formlu orta konsolun üst bölümü donanım seviyesine göre değişkenlik gösteren 5, 7 veya 8,4 inçlik dokunmatik ekrana ev sahipliği yapıyor. Bu bölümün altında iklimlendirme sistemine ait kumanda paneli ve hemen altında ise ayrı bir bölüm olarak vites konsolu yer alıyor. Vites kolu, Selec-Terrain kumanda paneli, elektrikli el freni, start&stop (ESS) düğmesi, ses kontrol düğmesi ve mobil cihaz şarj ve bağlantı girişi ergonomik bir dizilimle orta konsolda toplanıyor.

 

Sürücünün görüş alanında olacak şekilde tasarlanan gösterge panelinin ortasında donanım seviyesine bağlı olarak 3,5 inç veya 7 inç olmak üzere iki farklı LED bilgi ekranı (DID) bulunuyor. Sınıfının en büyük bilgi ekranı olan 7 inçlik versiyonda sürücü gösterilecek bilgileri ihtiyacına göre kişiselleştirebiliyor. Ses sistemi veya sesli komut sistemi olmak üzere birçok fonksiyona erişim sağlayan çok fonksiyonlu direksiyon sürüş ergonomisini arttırırken sürücüye gözünü yoldan ve ellerini direksiyondan ayırmadan çoğu araç fonksiyonuna erişme imkânı tanıyor. Laptop veya tablet için tasarlanan ön yolcu bölümündeki file tipi cep veya çok katlı bagaj zemini başta olmak üzere akıllı tasarlanıp uygulanan saklama alanları kabin içindeki gereksiz kalabalığın önüne geçerken kullanım ergonomisini de arttırıyor.

 

İki farklı 4x4 sistemi ve sınıfının en iyi off-road kabiliyeti

 

Yeni Jeep Compass her biri son derece gelişmiş iki farklı, akıllı 4x4 sistemi sayesinde sınıfının en iyi off-road kabiliyetini sunmaya hazırlanıyor. Yeni akıllı 4X4 sistemlerinin ikisi de motor torkunun yüzde 100’ünü tek bir tekerleğe iletebiliyor: Jeep Active Drive – sürekli dört tekerlekten çekiş sistemi ve Jeep Active Drive Low – bu sınıfta tek 20:1 oranlı sürünme moduna sahip sürekli dört tekerlekten çekiş sistemi olarak ön plana çıkıyor. Gerek Jeep Active Drive, gerekse Active Drive Low olmak üzere her iki dört tekerlekten çekiş sistemi de Jeep Selec-Terrain ile donatılmış olmasıyla dikkat çekiyor. Jeep Selec-Terrain, her türlü hava ve yol şartında mümkün olan en iyi dört tekerlekten çekiş performansını sunmak üzere sürücüye “Normal, Kar, Kum ve Çamur” sürüş modları dışında Trailhawk versiyonuna özel “Rock” modu olmak üzere sürüş şartlarına göre 5 farklı sürüş modundan birini seçme imkânı sunuyor.

 

70’in üzerinde gelişmiş güvenlik özelliği

 

Bünyesinde 70’in üzerinde aktif ve pasif güvenlik donanımı bulunan yeni Jeep Compass geliştirilirken güvenliğe büyük önem verildi. Yeni Jeep Compass’ın güvenlik kafesinde yüzde 65’in üzerinde yüksek dayanımlı çelik kullanıldı. Bunun dışında Önden Çarpışma Uyarı Sistemi Plus, Şeritten Çıkma Uyarı Sistemi Plus, Kör Nokta Uyarı Sistemi ve Arka Çapraz Trafik Denetleme Sistemi, dinamik kılavuz çizgilerine sahip geri görüş kamerası, gövdenin yanal salınımlarını elektronik olarak önleyen elektronik stabilite kontörlü ve yedi hava yastığı, sürücü ve beraberindeki yolcuların güvenliğini tesis ediyor.

 

Jeep Compass; Sport, Latitude, Limited ve Trailhawk olmak üzere dört farklı donanım seviyesiyle 100’ün üzerinde ülkede kademeli olarak satışa sunulacak.

1 / 2

Please reload

bizimle tanışın

ata bulvarı - 16140 nilüfer - bursa - Türkiye

  • Grey Facebook Icon
  • Grey YouTube Icon
  • Grey Google+ Icon
  • Grey Twitter Icon

© 2016 by 4x4 Türkiye - Arp Teknoloji